ABD’de Bütçe Ayrımcılığı ve Artan İslam Düşmanlığı Gölgesinde İslamî Kurumların Yüzde 96’sı Güvenlik Ödeneklerinden Mahrum Kaldı

ABD’de Bütçe Ayrımcılığı ve Artan İslam Düşmanlığı Gölgesinde İslamî Kurumların Yüzde 96’sı Güvenlik Ödeneklerinden Mahrum Kaldı
Yakın zamanda yapılan bir araştırmanın sonuçları, son on yılda ABD hükümetinin sunduğu güvenlik yardımlarının yüzde dörtten daha az bir kısmının Müslüman sivil toplum örgütlerine tahsis edildiğini ortaya koymaktadır.
Bu bütçe izolasyonu, siyasi baskılar, artan idari düzenlemeler ve siyasi ve bölgesel gelişmelerden kaynaklanan benzeri görülmemiş bir İslam düşmanlığı dalgasının, ABD’deki Müslüman toplum ve merkezlerin güvenliğini ciddi tehditlerle karşı karşıya bıraktığı bir ortamda gerçekleşmektedir.
👈Lütfen konuyla ilgili muhabirimin raporuna dikkat edin:👉
Son 9 yılda, ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın gözetiminde yürütülen “Sivil Toplum Kuruluşlarına Güvenlik Yardım Programı” (NSGP) kapsamında tahsis edilen toplam 850 milyon dolarlık bütçenin sadece yüzde 3.8’i İslamî kurumlara verilmiştir.
Karşılaştırıldığında, bu ödeneklerin yaklaşık yüzde 60’ı Yahudi gruplara ve yüzde 25’ten fazlası da Hristiyan kuruluşlara, fiziksel merkezlerinin güvenliğini sağlamak üzere ayırılmıştır.
Middel East Eye Haber Ajansı’na göre, Müslüman Kamu İşleri Konseyi (MPAC) tarafından yayınlanan verilere istinaden, her dini merkez, güvenlik kameraları, kurşun geçirmez camlar gibi fiziksel güvenlik önlemlerini artırmak ve güvenlik personelini eğitmek için her yer başına 200.000 dolara kadar alabilir.
Bununla birlikte, bu konseyin yetkilileri, bürokratik karmaşıklıkların, Müslümanların diğer gruplara göre sınırlı kaynaklarının ve Middle East Forum gibi bazı muhafazakar düşünce kuruluşlarının asılsız iddialarının, İslamî kurumların bu hayati bütçelere erişimini oldukça zorlaştırdığını vurgulamaktadır.
Öte yandan, çeşitlilik ve kapsayıcılık projelerine veya siyasi duruşlara ilişkin yeni sıkı idari düzenlemeler, Müslüman merkezleri daha fazla hukuki risk altına sokmaktadır.
Finansal kaynakların eşitsiz dağılması, Örgütlenmiş Nefret Araştırmaları Merkezi (CSOH) ve Amerika-İslam İlişkileri Konseyi’nin (CAIR) bildirdiği üzere, Amerika’daki siyasi ve sanal ortamlarda benzeri görülmemiş bir İslam düşmanlığı dalgası ile aynı anda ortaya çıkıyor.
Bu raporlara göre, Kongre’deki bazı temsilcilerin sözlü saldırıları, seçim kampanyalarındaki olumsuz propaganda, sosyal medyadaki İslam karşıtı içeriklerin artışı ve cami önündeki silahlı saldırılar ve fiziksel saldırılar gibi üzücü olaylar, Müslümanlara yönelik hedefli saldırıları 11 kat artırmıştır.
Bu tehlikeli ortamın yanı sıra, federal güvenlik bütçelerinin yetersiz dağılımı ve yasal engeller, ABD’deki Müslüman toplumu artan tehditlere karşı daha savunmasız hale getirmektedir.




