Peygamber Efendimizin Gönülleri Fethetme Sırrı; Nebevi Siretinde Eşsiz Bir Tevazu, İktidar ve Ahlaki Erdemlerin Toplanması Örneği

Peygamber Efendimizin Gönülleri Fethetme Sırrı; Nebevi Siretinde Eşsiz Bir Tevazu, İktidar ve Ahlaki Erdemlerin Toplanması Örneği
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) eşsiz ve ebedi cazibesi, kişisel ahlâkta “yumuşak huyluluk ve merhamet” ile “ilkelere sadakat ve kararlılık” arasında türünün tek örneği bir bağın sonucudur.
İslam dünyasının önde gelen siyer bilginleri, bu olağanüstü bütünlüğü, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) toplumun tüm kesimleri tarafından derin bir sevgiyle kabul edilmesinin başlıca nedeni olarak görmektedir.
Nebevi sîretin dikkatlice incelenmesi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) her zaman sözlerini davranışlarıyla desteklediğini ve teyit ettiğini ortaya koymaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), gösteriş, dalkavukluk ve kendini beğenmişlikle kararlı bir şekilde mücadele etmiş; sade yaşamayı, samimiyeti ve sınıf farklılıklarını gözetmeksizin mütevazı bir şekilde zayıflarla oturmayı her türlü sınıfsal ayrıma tercih etmiştir.
Resulullah (s.a.v), güçlü bir hükümdar ve cesur bir komutan olarak, krallara özgü örnekleri yeniden yaratmak yerine, yeni doğan İslam toplumunda gerçek kardeşlik, özgürlük ve insan onuruna dayalı bir ortam kurmuştur.
Savaş meydanında eşsiz bir cesaret ve ölüme kayıtsızlık, sözlerinin etkileyiciliği ve bakışlarındaki çekim, sahabeye olan derin sevgisi ve düşmanlarla esirlere karşı gösterdiği cömert muamele, Peygamber Efendimizin (s.a.v) dengeli ve eşsiz bir kişilik yapısını oluşturmuştur.
Bu mutlak uyum, bir yandan takva ve maneviyat, diğer yandan sosyal yönetim ve siyasi iktidar arasında, “Son Peygamber”in yüce karakterinin tezahürüdür; ki bu aydınlık tutum yalnızca gönülleri hakka aşık etmekle kalmamış, aynı zamanda sonsuza dek ahlak, adalet ve insanlığın pusulası olarak kalacaktır.




