İslam Dünyası

Batılı Elitlerin Zenginlerin Varlıklarının Vergilendirilmesi Yolu ile Milyonlarca İnsanın Hayatının Kurtarılması Gerekliliğine İtirafı; Küresel Yoksulluğun Kökünü Kazıma Konusunda İslam’ın 1400 Yıllık Öğretilerinin Haklılığı

Batılı Elitlerin Zenginlerin Varlıklarının Vergilendirilmesi Yolu ile Milyonlarca İnsanın Hayatının Kurtarılması Gerekliliğine İtirafı; Küresel Yoksulluğun Kökünü Kazıma Konusunda İslam’ın 1400 Yıllık Öğretilerinin Haklılığı

Mali krizlerin ve askeri harcamaların ağır gölgesinin, dünyadaki insani yardımların bütçelerini budadığı bir dönemde, Batı’da yapılan yeni araştırmalar, aşırı zenginlerin varlıklarına yönelik vergilendirmenin on milyonlarca insanı kurtarmanın tek yolu olduğunu ortaya koyuyor.

Ekonomistlerin bugün ulaştığı çözüm, İslam’ın 1400 yıl önce yoksulların zenginlerin malında hak sahibi olduğunu belirleyerek oluşturduğu açık bir gerçektir.

👈Bu konuyu derinlemesine inceleyen meslektaşımın raporunu inceleyelim:👉

Son yıllarda uluslararası insani yardım bütçelerindeki benzeri görülmemiş ve endişe verici düşüş, düşük gelirli toplumları ve dezavantajlı kesimleri büyük bir insani felaketin eşiğine getirmiştir.

Devletler ve uluslararası kuruluşlar ahlaki ve destek yükümlülüklerinden geri adım atarken, Batılı elitler ve önde gelen ekonomistler, bu derin uçurumu telafi etmenin ve milyonlarca insanın ölümünü önlemenin tek yolunun “büyük varlıklar üzerinden vergi koyma” yoluna başvurarak, küresel düzeyde malvarlıklarının yeniden dağıtılmasını öngörmektedir.

Haber ağı “Euronews”, saygın bilim dergisi “The Lancet”in yeni ve sarsıcı araştırmasına dayanan analitik bir raporla acı bir gerçeği gözler önüne serdi.

Bu rapora göre, dünya genelindeki resmi kalkınma ve insani yardımlar yaklaşık dörtte bir oranında azalmış durumda. Bunun nedeni ise güç odaklarının ve yardım sağlayan ülkelerin mali kaynaklarını sağlık gibi hayati alanlardan çekip, bu ödeneklerin çoğunu askeri ve silah harcamalarına yönlendirmiş olmalarıdır.

“Euronews”‘a göre, bu eğilimin sürmesi halinde, 2030 yılına kadar, 1 milyon 400 bini beş yaş altı çocuk olmak üzere, 7 milyon 600 binden fazla insanın ölümüne yol açabilir.

Bu arada, dünya genelinde 3 binden fazla milyarder, 20 trilyon 100 milyar dolardan fazla serveti elinde bulunduruyor.

Bu bağlamda, bu bilimsel çalışmanın baş araştırmacılarından Lucio Esposito ve Davide Rasella, süper zenginlerin zenginliklerine sadece yüzde 3 oranında bir vergi uygulanmasının, 2030 yılına kadar en az 29 milyon 500 bin insanın ölümünü engelleyebilecek mantıklı bir strateji olduğunu vurgulamışlardır.

Bu, Kutsal Kur’an’ın ve Ehlibeyt aleyhimüsselamın 1400 yıl önce öğretilerinde yer alan; ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ve toplumsal dayanışma ve karşılıklı desteği sağlamak için zekat, sadaka ve infak ödemelerinin çok etkili yollar olarak önerildiği ve bunların üzerinde önemle durulduğu gerçeği ile paralellik göstermektedir.

İslam öğretilerinde, Yüce Allah’ın ihtiyaç sahiplerinin ve fakirlerin rızkını zenginlerin malına koyduğu belirtilmiştir; eğer bu doğru bir şekilde yerine getirilirse, toplumda fakir kimse kalmaz.

Ayrıca, Ehlibeyt aleyhimüsselamın öğretilerinde servet birikimi ve istifleme, eşitsizliklerin kaynağı olarak tanımlanmış ve yardımlaşma ruhunu hakim kılarak ekonomik adaleti tesis etmişlerdir.

Bugün Batılı ekonomistlerin bulgularının dini ilkeler ve Kur’an’ın ve Ehlibeyt aleyhimüsselamın öğretileriyle örtüşmesi, İslam’ın yoksulluğun kökünü kazıma konusundaki gelişmiş emirlerinin derinliğini ve doğruluğunu göstermektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu