Bakü hükûmetinin güvenlik politikalarının gölgesinde Azerbaycan’ın Nardaran Şii topluluğuna yönelik baskılar ve dini kimliğin bastırılması

Bakü hükûmetinin güvenlik politikalarının gölgesinde Azerbaycan’ın Nardaran Şii topluluğuna yönelik baskılar ve dini kimliğin bastırılması
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin tarihi Nardaran yerleşiminde yaşayanlar, Şii kimliklerini koruyup dini ritüellere bağlı kalmaları nedeniyle yıllardır Bakü hükûmetinin en sert güvenlik önlemleri, yapısal kısıtlamaları ve siyasi baskılarına maruz kalıyorlar.
Dini faaliyetlerin engellenmesi, din adamlarının tutuklanması ve bağımsız dini kurumların tahrip edilmesi durumu, bu bölgedeki Şii topluluğun sosyal hayatını ve dini inançlarını ciddi sıkıntılarla karşı karşıya getirmiştir.
👈Konuyla ilgili olarak, meslektaşımın raporunu dikkatinize sunuyorum:👉
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin başkenti Bakü yakınlarında bulunan Nardaran bölgesi, bu ülkedeki Şiilerin geleneksel üslerinden biri ve dini inanışların merkezi olarak bilinmektedir.
Bununla birlikte, bu yerleşim sakinleri yıllardır dini geleneklerini koruma ile hükûmetin katı politikaları arasında baskı altında bulunmaktadır.
Bu sıkıntılar, okullarda ve kamu dairelerinde İslami örtünme ve başörtüsüne yönelik geniş kısıtlamalardan, Muharrem ve Safer aylarında yas törenlerinin ciddi yasaklanmasına kadar uzanmakta ve insanların dini yaşamını hedef almaktadır.
Radio Liberty’nin (Azerbaycan Servisi) haberine göre, Bakü’nün Nardaran Şiilerine yönelik karşıt tutumu, özellikle güvenlik güçlerinin bu beldeye saldırı düzenlemesi ve dini aktivistleri geniş çapta tutuklamasının ardından yıllardır güvenlik ve askeri boyutlar kazanmıştır.
Bakü hükûmeti, güvenlik ve siyasi suçlamalarla tanınmış din adamlarını, dini aktivistleri ve Müslüman Birliği Hareketi üyelerini gözaltına alarak, yargılayarak ve ağır hapis cezası vererek hareket etmektedir.
Tutuklamaların yanı sıra, bu bölgedeki bazı dini merkezlerin, hüsseiniler ve bağımsız camilerin yıkılması veya kapatılması, bağımsız dini faaliyetlerin tamamen kontrol altına alınarak yerine tamamen kontrol edilebilir yapılar getirilmeye çalışıldığını göstermektedir.
Kafkasya meseleleri uzmanları, Bakü hükûmetinin Nardaran’a yönelik yaklaşımının yalnızca basit bir iç sorun veya güvenlik meselesi olmadığını, aynı zamanda toplumun Şii kimliğine yapısal bir şüphenin sonucu olduğunu düşünmektedir.
Dini kitapların girişine kısıtlama getirilmesi, bağımsız din adamlarının konuşmalarının engellenmesi ve Kafkasya Müslümanlarının yönetimi üzerinde geniş nüfuz uygulaması, bu ülkenin Şii topluluğunun özgün dini kaynaklarla iletişim yollarını ciddi şekilde kısıtlamaktadır.
Tüm bu baskılar ve Nardaran beldesine hakim olan ağır güvenlik atmosferine rağmen, bu bölgenin halkı hala dini kimliklerini ve geleneksel ritüellerini korumada ısrarcı ve ayrımcı tutumların sona erdirilmesini talep etmektedir.




