Afganistan

Beş Yıl Sonra Taliban’ın Yeniden İktidarı; Baskının Artması, İnsan Hakları Krizi ve Dış İlişkilerin Normalleştirilmesi Adlı Meydan Okuma

Beş Yıl Sonra Taliban’ın Yeniden İktidarı; Baskının Artması, İnsan Hakları Krizi ve Dış İlişkilerin Normalleştirilmesi Adlı Meydan Okuma

Taliban’ın Afganistan üzerindeki iktidarını yeniden ele geçirmesinin üzerinden beş yıl geçerken, kadınlara yönelik benzeri görülmemiş kısıtlamaların arttığı, medyaya baskının yoğunlaştığı ve yargı sisteminin kapandığı bir dönemde, bazı bölgesel ve Batılı ülkelerin Kabil ile artan diplomatik ve ekonomik temasları, insan hakları aktivistleri ve uluslararası kuruluşlar arasında, Afgan halkının temel hakları dikkate alınmadan bu gruba meşruiyet kazandırılması endişesini derinleştirmiştir.

👈İş arkadaşım bu konuyu raporunda inceledi, birlikte görüyoruz:👉

Kabil’in düşmesinden beş yıl sonra, Afganistan’da sosyal ve insan hakları durumu yakın tarihinin en krizli dönemlerinden birine ulaşmıştır.

Reuters’in bildirdiğine göre, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların en son raporlarına göre, Taliban 100’den fazla sınırlayıcı kararname yayımlayarak Afgan toplumunu derin bir izolasyona sürüklemiştir.

UNESCO verilerine göre yaklaşık iki milyon dört yüz bin kız çocuğu ortaöğretim ve yüksek eğitimden mahrum bırakılmıştır; bu politikaların devamı halinde bu rakam 2030 yılına kadar dört milyon kişiye ulaşacaktır.

8am Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, BM Kadınlar Derneği’nin yeni anketleri, Afgan kadınlarının yüzde 52’sinin ayda iki kereden fazla evden çıkabildiğini, yüzde 70’inin ise ruhsal sağlıklarını zayıf değerlendirdiğini göstermektedir.

Bu arada, küresel mali kriz, bu ülkedeki 74 kadın destekleyici kuruluşunu kapanmanın eşiğine getirmiştir.

Fransa Uluslararası Radyosu (RFI) raporuna göre, hukuki ve sosyal alanda 1500’den fazla savunma avukatı ve 250 kadın hakimin yargı sisteminden tamamen çıkarılması, kadınların adalete erişimini engellemiştir.

Taliban’ın yeni ceza kanunlarının uygulanması, aile içi şiddetin suç sayılmasını, ciddi fiziksel izlerin varlığına bağlı kılmış ve boşanma ve kadın hakları davalarının ele alınmasını köklü zorluklarla karşı karşıya bırakmıştır.

BBC Farsça’nın raporu aynı zamanda, ifade özgürlüğüne yönelik baskının şiddetle devam ettiğini göstermektedir; Afganistan Gazeteciler Merkezi, son bir yıl içinde 100’den fazla medya hakkı ihlal örneğini, tutuklama, sansür ve televizyon kanallarının kapatılması dahil olmak üzere kaydetmiştir.

Bu baskılar, sivil toplum kuruluşları ve protestocuların 15 Ağustos’u “Afganistan’ın Kara Günü” olarak adlandırmasına yol açmıştır.

Radio Free Europe’ın bildirdiğine göre, bu geniş çaplı baskılara ve Badakhshan gibi bölgelerde hareketlilikler yaratan Ulusal Direniş Cephesi ve Özgürlük Cephesi gibi silahlı direniş gruplarının oluşmasına rağmen ama henüz Taliban için yapısal bir tehdit oluşturmayan—Kabil hükümetinin dış ilişkileri artmaktadır.

Radio Free Europe’a göre, Çin, Hindistan, İran, Katar, bazı Orta Asya devletleri ve hatta Avrupa Birliği gibi ülkeler, Taliban ile diplomatik veya konsolosluk görüşmelerini ve temaslarını artırmış, Rusya da onlarla askeri bir anlaşma imzalamıştır.

Uluslararası kuruluşlar ve insan hakları aktivistleri, insan hakları konusunda açık koşullar koymadan Taliban ile etkileşimin, bu grubun uluslararası izolasyon politikasını etkisiz hale getirerek onların iktidarlarını meşrulaştıracağı konusunda uyarıda bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu