İran

Zarqan’ın Aşure Çadırları: İran’ın Fars Eyaletindeki Köklü ve 600 Yıllık Bir Geleneğin Tarihçesi ve Ritüelleri

Zarqan’ın Aşure Çadırları: İran’ın Fars Eyaletindeki Köklü ve 600 Yıllık Bir Geleneğin Tarihçesi ve Ritüelleri

İran’ın Fars Eyaletinde bulunan tarihi Zarqan şehri, Muharrem ayının arifesinde halkın eşsiz dayanışması ve “Lebeyk Ya Hüseyin” seslenişleriyle, 12 metreden daha yüksek dev çadırlar kurarak Safavi döneminden kalma ve ulusal kayıtlara geçmiş kalıcı bir ritüeli sergiler.

👉 Meslektaşım bu konuyu detaylı bir şekilde incelemiştir. İşte raporu: 👈

Muharrem ayının gelişiyle birlikte, Fars Eyaletindeki Zarqan şehri, İran’ın en farklı ve en görkemli Aşure ritüellerinden birine ev sahipliği yapar.

“Zarqan’ın Aşure Çadırları” olarak bilinen bu eski gelenek, köklerini Safavi dönemine dayandırır ve yüzyıllardır bu bölgenin dini ve sosyal kimliğini temsil etmektedir.

2012 yılında ülkenin manevi eserler listesine kaydedilen bu milli ritüel, tam anlamıyla bir toplumsal birlik, mertlik ve dayanışma simgesidir.

Bu tören sırasında, 50 metrekareden büyük ve 12 metreden yüksek çadırlar, kırmızı Hüseyni bayraklarla süslenmiş altı uzun ahşap sütun üzerine kurulmaktadır.

Bu yapıların heybeti öyle bir düzeydedir ki, her birini kurmak için şehirden 150’den fazla adam el ele verir ve kolektif bir çabayla şehirde bir destan yazar.

Bu ritüelin uygulanma aşamaları oldukça izlenmeye değer ve titiz bir süreç izler.

Öncelikle, ahşap sütunlar Hüseyniye duvarlarından yaklaşık 45 derece bir açıyla kaldırılır ve temellerine sabitlenir.

Ardından, ağır ve büyük çadır bezleri sütunlar üzerine serilir ve köşelerinden onlarca sağlam ip asılır.

Törenin doruk noktasında, erkekler ortak bir uyumla “Ya Hüseyin”, “Ya Ali” ve “Ya Zeynep” nidalarıyla ipleri Hüseyniye’nin diğer tarafından çeker, böylece yapı yavaşça yükselir; bu, gözyaşları ve katılımcıların manevi değişimiyle sonuçlanan görkemli bir andır.

Bu çadırlar, Muharrem ayının 13. gününe kadar kalır.

Bu süre zarfında, Zarqan’ın Hüseyniyeleri bu geleneksel gölgeler altında, sabahları Aşure ziyareti okunması ve ağıt törenleri, öğleden sonraları eski ta’ziye oyunlarının icrası ve geceleri coşkulu zincir vurma ve göğüs vurma ritüelleri gibi programlara ev sahipliği yapar, böylelikle Hz. Hüseyin Aleyhisselam’a olan sevgi nesilden nesile aktarılır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu