Büyük Ayetullah Şirazi’nin Stratejik Konuşmasının Yeniden Okunması; İslam’ın İki Kanadı Olarak Gadir ve Muharrem Açıklaması ve “Kültürel İhanet”e Karşı Uyarı

Büyük Ayetullah Şirazi’nin Stratejik Konuşmasının Yeniden Okunması; İslam’ın İki Kanadı Olarak Gadir ve Muharrem Açıklaması ve “Kültürel İhanet”e Karşı Uyarı
Gadir’i anma haftasının başlamasıyla, değerli mercinin, Büyük Ayetullah Seyyid Sadık Hüseyni Şirazi’nin 1445 Hicri yılı Muharrem ayının başlangıcına yönelik olarak düzenlenen dini vaizler toplantısındaki yıllık konuşmasının yeniden okunması, dert sahiplerine Hz. Seyyidüşşüheda’nın (“Aleyhisselam”) “yardım” ve “ihanet” kavramları hakkında derin bir anlama kazandırmaktadır.
Bu ağırbaşlı konuşma, Gadir ve Aşura’yı İslam’ın iki asli kanadı olarak betimleyerek, modern medya ortamlarında “kültürel ihanet”le mücadele etmenin ve Erbain ziyaretçilerine her yönden kolaylık sağlamanın gerekliliğini vurgulamakta ve hala Müslüman ümmeti için canlı bir manifest ve dini bir gereklilik olarak tezahür etmektedir.
👈 Konuyla ilgili iş arkadaşımın konuyu irdeleyen raporuna bakalım: 👉
1445 Hicri yılı Muharrem ayı öncesi dini vaizler toplantısı, Büyük Ayetullah Seyyid Sadık Hüseyni Şirazi’nin yön gösterici sözleriyle, bir kalıcı rehberlik belgesine dönüştü.
Yüce mercimiz, o tarih kurucu konuşmasında, Aşura mesajını yaymanın ve Hüseyni ayinlerini genişletmenin dini ve ahlaki bir görev olduğunu ve bundan gaflet etmenin caiz olmadığını vurguladı.
İslam şiarları olan her hareketin, toplumu nezdinde İmam Hüseyin’in (“Aleyhisselam”) makamını yüceltmenin bir vasıtası olduğunu belirterek, bu şiarların mutlaka masumların (“Aleyhimüsselam”) döneminde tarihsel temellerine dayanması gerekmediğine işaret etti.
Büyük Ayetullah Seyyid Sadık Hüseyni Şirazi, fıkhi “ihanet” kavramını, yardım edebilme kudretine sahipken yardımı terk etmek anlamıyla detaylandırarak, Ehlibeyt’in (“Aleyhimüsselam”) taraftarlarını Hz. Peygamber’in, Seyyidüşşüheda’nın (“Aleyhisselam”) doğumu sırasında yaptığı dua ve lanet konusunda uyardı.
Peygamber efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “Allah’ım! Ona yardım edene yardım et” ve “Allah’ım! Onu yardım etmeyeni perişan bırak”.
Devamında, büyük mercimiz, bu dua ve lanetin, Gadir gününden ve Seyyidüşşüheda’nın doğum anından başlayarak, kıyamete kadar uzanan gerçek ve sürekli bir mesele olduğunu vurguladılar. Yardım edenlerin dünya ve ahiret mutluluğuna, yardımı terk edenlerin ise dünya ve ahiret hüsranına sebep olacağını belirttiler.
Bu tehlikenin en korkunç tezahürü olarak “kültürel ihanet”ten bahsettiler; yani modern medya araçlarının ve sosyal ağların mevcut olduğu bir dünyada, Hz. İmam Hüseyin’in (“Aleyhisselam”) mübarek yaşam hikayesinin tüm dünyaya iletilmesinde ihmalkarlık.
Büyük Ayetullah Şirazi’nin görüşüne göre, Ehlibeyt’in (“Aleyhimüsselam”) öğretilerinin aktarılması, herkese farz-ı kifaye yükümlülüğü olarak düşmekte ve çeşitli toplumsal şiarların yüceltilmesi, Seyyidüşşüheda’ya (“Aleyhisselam”) yardımın bariz bir örneği olarak değerlendirilmektedir.
Bu tarihi konuşmanın son bölümü, İslam’ın iki asli kanadı olarak sembolik Gadir ve Aşura’nın (televi ve tebrinin sembolü) açıklanması ve Ehl-i Beyt’in (“Aleyselam”) yas günleri ve sevinç dönemlerine özen gösterilmesi gerektiği üzerine odaklanıyordu.
Yüce mercimiz, Erbain’in destanına vurgu yaparak, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler için gereken tüm tedbirlerin alınmasını istedi ve her yıl daha muhteşem şekilde tertip edilmesini talep etti.




