İran

Mukaddes Ramazan Ayı Gecelerinde Menkıbe Okuma: Ehl-i Beyt’in Faziletlerini Anlatma ve İmanın Yüceliği İçin Toplumsal Bir Ritüel

Mukaddes Ramazan Ayı Gecelerinde Menkıbe Okuma: Ehl-i Beyt’in Faziletlerini Anlatma ve İmanın Yüceliği İçin Toplumsal Bir Ritüel

Mukaddes Ramazan ayının başlamasıyla birlikte, İran’daki cami ve hüseyniyelerde Ehl-i Beyt’in faziletlerini anlatan kadim “menkıbe okuma” ritüeli, şehirlerin Ramazan gecelerine destan ve iman katmakta ve İran ile diğer Şii ülkelerdeki en belirgin dindarlık ve toplumsal kültür tezahürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

İlgili haberimizde arkadaşımın dikkatine sunuyorum:

Menkıbe okuma, İran’ın dini kültüründe köklü ve kadim bir gelenektir ve geçmişten bugüne kadar Ehl-i Beyt’in faziletlerini ve ahlaki öğretilerini kolektif iman ile temsil aracı olarak icra edilmektedir.

Bu ritüelin kökleri İran’ın sözlü hikâye anlatımı geleneğine dayanıyor ve hatta geçmişi eski çağların gösteri sanatlarına ve ilk İslamî yüzyıllara kadar gitmektedir.

İran’da Şiiliğin güçlenmesi ve Safevi döneminde Şii ritüellerinin yayılması ile menkıbe okuma daha resmi bir şekil almış ve en belirgin kültürel ve dini tezahürlerden biri haline gelmiştir.

Sadık Aşurpur, “Nakkâlî” adlı kitabında, hicri altıncı yüzyılda, menkıbecilerin sokak ve pazarlarda Emirü’l-Müminîn Hazret-i Ali’nin faziletlerini öven manzum kasideler okuyarak ahlaki ve dini öğretileri yaydığını ve bu ritüelin Şii kültürünün yayılmasında etkili bir medya rolü oynadığını belirtir.

Huşeng Cavîd, “Menkıb Okuma” adlı kitabında bu ritüeli “tarihte adaletin sesi” olarak adlandırmış ve Emirü’l-Müminîn Hazret-i Ali’nin cesareti ve adalet talebini yansıttığını belirtmiştir.

Menkıbe okumada ana özellik, Ehl-i Beyt’in faziletlerinin destansı bir biçimde ifade edilmesi ve şiir aracılığıyla ahlaki kavramların güzel bir sesle aktarılmasıdır.

Nesilden nesile aktarılan şiirler, cesaret, sadakat, adalet ve velâyet derinliğine vurgu yapmakta, Şii toplumunun kültürel ve tarihi kimliğini de yansıtmaktadır.

Günümüzde menkıbe okuma sadece İran ile sınırlı kalmıyor. Bu ritüel, Afganistan, Tacikistan ve Pakistan’da da icra edilmekte ve medya ile sosyal ağlardan yararlanarak daha geniş bir kitleye ulaşmıştır.

Her ne kadar icra şekli değişime uğrasa da, özündeki yüce Allah ve Ehl-i Beyt’i övme olgusu her daim korunmuştur.

Kültürel uzmanlar, bu geleneğin sanatsal yeniden canlandırılmasına vurgu yapıyorlar ki genç nesil de bu mirası tanısın.

Menkıbe okuma, İran’ın dini sanatının tecellisidir; bireysel imanı toplumsal ve kültürel bir alana yükseltir ve kutsal Ramazan ayının gecelerinde Ehl-i Beyt’in adalet ve cömertliğini canlı tutar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu