Ramazan Ayının 19. Gecesi, Emirel Müminin (a.s)’ın Başına Darbe Aldığı Gecedir.

Ramazan ayının 19’unun gecesi, Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib’in (a.s) Kûfe Camii’nde İbn Mülcem Muradî tarafından başına darbe aldığı ve Ramazan ayının 21’inde şehadetinin gerçekleştiği gecelerdir.
👈🏻Arkadaşımızın bu konu hakkındaki haberini inceleyelim.👉🏻

İlk imam, sahabe, ravi, peygamber (s.a.a)’in amcasının oğlu ve damadı olan Emirü’l-Mü’minin Ali (a.s), hicri takvimin 40. yılında Ramazan ayının 19’uncu gecesi sabah namazı zamanında İbn Mülcem Muradî tarafından zehirli bir kılıçla hançerlendi. Bu darbenin sonucunda Ramazan ayının 21’inde şehid edildi.
Haricilerin Nehrevan’da yenilgiye uğramasının ardından, Kanda kabilesinden Abdurrahman bin Mülcem, Barak bin Abdullah Temimi ve Amr bin Bekir Temimi adlı üç kişi Mekke’de bir araya geldiler ve Nehrevan’da arkadaşlarının öldürülmesinden dolayı intikam alma duygusuyla İmam Ali (a.s), Muaviye ve Amr el-As’ı aynı anda öldürmeye karar verdiler.
Mübarek Ramazan ayının 19. gecesi, Müminlerin Emiri, kızı Ümmü Gülsüm’ün evine misafir oldu. Ümmü Gülsüm, İmam’ın orucunu açması için iki somun ekmek, bir kase süt ve biraz tuz getirdi. Namazdan sonra İmam masaya baktı ve “Kızım, bir masada iki çeşit mi hazırladın? Benim Allah Resulü’nün yolundan gittiğimi bilmiyor musun! Kızım bu dünyada giyeceği ve yiyeceği daha iyi olanın, Kıyamet Günü’nde Allah katındaki bekleyişi daha uzun olacaktır. Bu dünyadaki helallerde hesap, haramlarda da ceza vardır.”
İmam kızına sofradakilerden birini almasını emretti. Ümmü Gülsüm tuzu aldı ve sütü bıraktı. Ancak İmam orucunu biraz arpa ekmeği ve tuzla açtı. Allah’a hamd etti ve dua etmeye başladı.
Rivayet olunur ki, o gece, Müminlerin Emiri bazen odadan çıkar, gökyüzüne bakar, dua eder, Yasin Suresi’ni okur ve Allah’a: “Allah’ım, ölümü benim için mübarek kıl.” diye dua ederdi. Bunu defalarca tekrar eder ve “Yüce Allah’tan başka güç ve kuvvet yoktur.” sözünü tekrarlardı.
Ayrıca rivayet edilir ki, sabaha yakın, Müminlerin Emiri camiye gitmeye karar verdiğinde, bahçedeki kazlar ve ördekler kanatlarıyla sanki gitmesini engellemek istiyorlarmış gibi. İmam’ın etrafını çevrelemiş ötmekteydiler. İmam Ali (a.s) ise: “Şimdi cıvıldıyorlar, ama bundan sonra ağıtlar yükselecek.” dedi.
Evin kapısına vardıklarında, kapı halkası İmam’ın kemerine takıldı ve tekrar açıldı. İmam belini sıkıca bağladı ve: ”Ali, belini ölüm için sıkıca bağla, çünkü ölüm seninle buluşacak ve ölüm seni çağırdığında korkma.” dedi.
19’unun sabahına yakın, Müminlerin Emiri camiye girdi. Her zamanki gibi İmam sabah namazı sırasında Kufe Camisi’ne girdi. Uyuyan Abdurrahman bin Mülcem Muradi de dahil olmak üzere uyuyanları uyandırdı ve ona namaz kılmasını hatırlattı.
Ezan okunduktan sonra mihraba gidip sabah namazının nafilesini kıldılar. Sonra sabah namazına başladılar. İmam ilk secdeden başını kaldırdığında Abdurrahman bin Mülcem Muradi kılıcını Emir-i Müminin mübarek başına indirdi ve İmam’ın mübarek başını secde yerine kadar yardı.
İmam Ali (a.s) caminin mihrabında yere kapandı ve o esnada: “Allah’ın adıyla ve Allah Resulünün dini üzerine Kâbe’nin Rabbi’ne and olsun ki kurtuluşa erdim.” dedi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in mübarek başından ve yüzünden kanlar akarken: “Allah ve Resulünün vadettiği şeydir.” buyurdu.
Rivayet olunduğuna göre Abdurrahman bin Mülcem, İmam Ali’nin (a.s) başına vurunca yer sarsıldı, denizler yükseldi, gökler titredi, mescidin kapıları kapandı, melekler bir nida yükseldi, kara bir rüzgar esti, dünyayı karanlık ve kasvetli hale getirdi. Cebrail, gök ile yer arasında seslendi ve herkes onun sesini duydu.
“Allah’a yemin olsun ki, hidayet direkleri yıkıldı, Allah’a yemin olsun ki, göğün yıldızları ve takva sancakları söndü, Allah’a yemin olsun ki, en güzel örnek öldü. Muhammed’in amcası oğlu öldürüldü. Seçilmiş İmam Vasilerin Efendisi Murtaza Ali öldürüldü. Allah’a yemin olsun ki, alçakların en alçağı onu öldürdü.” dedi.