Taliban’ın Afgan Okullarının Görünüm ve İçeriğindeki Değişikliğe İlişkin Endişeler

Taliban, öğrencileri örgütün savaşçıları gibi giyinmeye zorlayarak kültürel ve dini homojenleştirmeye doğru tehlikeli adımlar attı.
Uzmanlar, bu değişikliklerin sadece entelektüel çeşitliliği yok etmeyeceği, aynı zamanda Afganistan’ın ve bölgenin geleceğini tehdit edecek aşırı ve cihatçı fikirlere sahip bir neslin yetişmesine de yol açacağı konusunda uyarıyor.

Afganistan’da Taliban yönetimi altında ülkenin eğitim sisteminde kapsamlı değişiklikler yaşanıyor.
Taliban, son dönemde öğrenci ve öğretmenlerin kendi savaşçılarının giydiği tişört, şapka ve sarık gibi kıyafetleri giymesini zorunlu hale getirdi.
İlk bakışta öğrencilerin giyim ve üniformalarında değişiklik gibi görünen bu karar, aslında Afganistan’daki eğitimin geleceğini büyük ölçüde etkileyecek daha derin gelişmeleri yansıtıyor.
Caferi fıkhına ilişkin derslerin müfredattan kaldırılması ve diğer eğitimsel gelişmelerle eş zamanlı olarak gerçekleşen bu değişiklikler, yakın ve uzak gelecekte aşırı ve cihatçı düşüncelere sahip bir neslin oluşması konusunda ciddi endişelere yol açmıştır.
Fırsatı değerlendiren Taliban, sadece eğitim sisteminin görünümünü değiştirmekle kalmayıp, aynı zamanda okul ve üniversitelerin müfredatlarında da değişikliklere gitti. Bu değişikliklerin sonuçları Afgan toplumu için bir felaket olabilir.
En büyük endişelerden biri de Caferi fıkhıyla ilgili konu ve bölümlerin tamamen kaldırılmasıdır.
Bu eylem, Afgan Şii’lerinin bu derslerin ülke eğitim sistemine dahil edilmesini defalarca talep etmelerine rağmen yapıldı.
Daha önce Taliban’ın Yüksek Öğretim Bakanı, Afganistan’da tek mezhebin, Hanefilik olduğunu açıkça belirtmişti.
Afganistan’da kültürel ve dinsel homojenleşmeyi hedefleyen bu değişimler, ülkenin kültürel ve dinsel çeşitliliğini göz ardı ettiği gibi, tek boyutlu ve aşırı fikirlerle beslenen bir neslin oluşmasına da yol açabilir.
Kimlik ve inançlarını oluşturma noktasında hassas bir yaşta olan öğrenciler, standartlaştırılmış müfredat içerikleri ve zorunlu kapsamla birlikte eleştirel düşünme ve entelektüel çeşitlilikten giderek uzaklaşacaklardır.
Uzmanlar, bu eğilimin uzun vadede sadece demokratik değerlere ve insan haklarına yabancı değil, aynı zamanda radikal ve aşırı fikirlerden yoğun şekilde etkilenen bir neslin ortaya çıkmasına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Böylesi bir ortamda Afgan gençlerin geleceği her zamankinden daha fazla belirsizlik ve endişe içindedir.
İlk bakışta basit gibi görünen üniforma ve müfredat değişikliği, aslında entelektüel ve kültürel çeşitlilikten uzak, aşırı ve radikal düşüncelerle yetişen bir nesil yaratma yolunda atılmış bir adımdır.
Bu sessiz tsunami devam ederse sadece Afganistan’ın geleceğini değil, bölgenin istikrarını da tehlikeye atacaktır.